İntikal
atların nallarına karışan bir onur-suzluk
yerden yükselmedi atlar
evet dedi J. onların yüreklerini çaktım
J. sağlamdı
pırlantadan broşları vardı
küheylan başlı oyulmuş pırlantalar
J. onurluydu ve iyi yazıyordu
tırmıkla kazıyordu kağıdı
yosma bir entelektüel topluluğundan
fazlasıydı
bunları yaşadım A.
geriye dönük tırmandım basamakları
ihmale gelmeyen bir tutkuydu
yükselmek
neticede yaşam buna zorluyordu
ben yaşamdan fazlasıydım
düşmeden tutunduğum her şeyi
sımsıkı tuttum ve yere çaldım
yine tırmanmaya başladım
kendi varlığımı ispata zaman yoktu
devrilmek mi istiyorsun devirmeliydim
gelmek mi istiyorsun atla arabaya
yaşam neyi istirham ediyorsa o
bitmek bilmeyen bir oyun
ama derin değil
üzücü
kendim yapmalıydım
yüreğimden akan her şeyi
anlamalıydım
yaşamımın elçisi olmalıydım
evet A.
her zaman böyle olmaz
bazen demir atıyordum
inançlarıma yetemediğim anlar oluyordu
böyle anlarda durmam gerektiğini
hissediyordum
derin bir bahş sızıyordu içimden
havaya karışan sis dumanları
mavi dumanlar
hesap sormayı da hissederim
kendimle cebelleşirken
başkalarından da hesap sormak
yaftanın mecburi intikali
gerek yok, sevgilim A.
J. bir çemberin içindeydi
kof
kendine dolu olmaktan başka
çıkış yolu olmayan
çemberden bir labirent
J. sertti
kendini tuhaf olmakla sınamazdı
hiçbir şey tuhaf değildi
belki ihtimalsiz belki bomboş
fazlası değildi
kendisini absürt küreye
bir balyoz darbesi olarak
tanımlardım
J. şuurun kalbine saplanmasıyla
yeniden doğduğunu ve
fazla yavan bulduğu arzdan
çözülmenin bir yolunu
bulmanın elzem olduğunu
söylerdi
A. sevdiklerinde bir yol bul
biliyorum zor belki de manasız
sevmek ve deşip yolu bulmak
ama
bu kadar işte altı üstü toplasan
sevgiyle.
Yorumlar
Yorum Gönder