Kış Yankısı

hayatım yangın çubuğu 
sakla onu
hayır harpten düşersen 
galeyanda ezilen yüreğin.
sakla onu 
öfkenin şerbetinden içti de Radfan
ne oldu? ölümünü görüp bilendi ona.

üzüm çiçekleri şarkısında 
salınıp duran ladinler
sarmışken etrafımızı
hüzün akıyor gözlerden Hasan'lar
ölen Ayşe asıl adı Fatma

ben seviyorum kalelerde 
dalgan bayrakları
pergelle çizilmiş alınlarını anadolumun
haberim var
en tepesinin de varlığın 
çoraktan taşan tek gölgeliğin de
eğim sevgilim
hayattan aldığım 

sen geldiğinde her şey çoktan 
bitmeye yakın olacak
son düzlükte kırbaca bulanan at

devam edecek etmeli şaşı yüzyıl 
önüne gafil arkasına ayna tutarak
beni kopardılar cesetler arasından 
biliyorum o ceset fikirleri tapulu yanılgıları
inandığını sırtlanlarla yiyen domuzları
devam edecek etmeli şaşı yüzyıl 
kadar sevdiğimi seni Prag.

sevgilim 
bir hol aynasına bakarken görüyorum
bazen manayı
bazen bir panayırda bazen bir garda 
bu da olmalı yaşamaya
bir darbe olarak

artık kuyulaşmış varlığıma
her gün bir sorgu damarı dolanıyor
kanı kan renginde dipdiri 
sıkı sıkı kavrıyor amigdalamı
ne yapacağım ben 
ne yöne gitsem aynalardan 
taşıyor işte oradaki ruhsuz adam
bu-da-ya-mı-yor geçmişini

apaçık gözlerinin bebekleri simsiyah 
kapkalın kaşları 
ordu yaratıyor kendini indirecek
ancak öyle hissedecek büyüklüğünü
bir kıvılcımla yaktığı 
farazi mutluluğunu da
anlatmayacak kimseye
umuttur ürür diye.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hikmetinden Manevralar

Son Günaydın - HANK! VI.bölüm

Tilki Düğünü