Elem
sayfaları buduyorum. ilmek ilmek.
mürekkep iyi akmıyor.
olay örgüsü infial ediyor sonsuzluğa.
çöle ne oldu, ne oldu efendilere, mihraba?
zahter yutmaktan gevreğe dönmüştü gövdesi
eskisi gibi değildi. hangimiz?
kovalayacak neyi kalmıştı?
yoktu.
kesik kesik konuşuyordu, hatta bazen hiç.
kaderine mürekkep olmuştu.
kendisine bir posta kutusu yarattı ve
beklemeye başladı.
sadece absürt, toprağına işleyen hayaller
oradaydı. bunu çok iyi biliyordu ama
diliyordu tanrıdan yine de
kendine çarpık, meşrebine sadık!
bir motel odasından ne çıkardı?
oluşturduğu evrende kendini boğazlarken buluyordu sürekli.
evet, elemi söndürmek için onunla dost olmak gerekirdi.
yapraklar kıpraşmıyordu
tek sandığı ladinin aslında gürleyen ikiden filizlendiğini
çok sonradan anlamıştı.
Yorumlar
Yorum Gönder