Helm's Bakery

bir parça gitti dediler
hep birle başlar dedim

doğduğunda kötü değilsin demişti 
sonradan kanına kazırsın.

yamaca gerilen yay 
hedefe varana can kanıyordu.

o zamanlar eskide kalmıştı 
eskide kalan bir de koltuğum var.

bakıyorum çekilen fünye 
orjiye saplanmış inleyen yamaç.

örgüden hayallere saplıyor 
arizona kaplanı
her şeye hayranlığın acı kahrı!

işim olmazdı öyleleriyle 
bulmaya çalıştığım bir hotel vardı 
her şeyi ardımda bıraktıktan sonraki hayatım için 
düpedüz ıskaladığım serüven
beni köşelerde ölmeye 
iterken.

direniyordum.
birden bir gider. direniyordum.
benim için en büyük şeydi.
damarlarım demirleşirken
kötü alfabeler kullanıyordum
muazzam el işçiliği.

her şeyi alana her şeyi vermek
rıza gösterene Cezanne renk mi?
öldüğünde krallar da 
son beyitleri ıslıklamıştı Mahler.
evet olacak şeyler midenizi bulandıracak
ve bunu anlattığınız da 
kadehlerden kahkahalar taşacak
ben de direneceğim.

arkama baktım ve 
önümdeki orduyu işaret ederek
-bu mu? bunlar mı? bunların hepsi yapay?
-napolyon da olsa kırk atlı karınca da olsa.. ne fark eder?

ilk ok yola çıktığında her şeyin geri döndürülemez olduğu ispatlanmıştı.

bir parça gitti dediler
hep birle başlar, hepsini gönderin.

yenilgi yahut zafer 
atlara dikerdim gözümü
yelelerine 
mahmuzlardan damlayan kanlara.

evet, yine ne için olduğu 
hiç de açık olmayan 
bir an, dedim.
elde kalanın yeniden sayımı.
anıt yapmaya vaktimiz yok
anmaya.
karşılığı olmayan şeylerle 
sarmanın da manası yok dünyayı.

hey, televizyonu açar mısın? 
bir fırın aya ekmek tedariği sağlayacakmış biliyor musun? 
ne yüzyıl ama. 
iş nasıldı alışabildin mi? 
ne dersin artık bir koltuk alma zamanı gelmedi mi? 
yemek yedin mi? konservelerden atıştır istersen. yemek yapamamıştım. fena olmayan bir gösteri vardı izlerken uyuyakalmışım. gidiyor musun? ne unuttum dedin? anladım. gelirken şarap alır mısın? başım çok ağrıyor. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hikmetinden Manevralar

Son Günaydın - HANK! VI.bölüm

Tilki Düğünü