Teğet Geçen Kurşunun Kanattığı Ruhun Sancısı

orman kapkara ve 
yağmur kızgın, kızıl bir kaplan dişi
kanla bulanmış dudakların arasından
yüzyılın son anatomisi okunurken
ceplerde maytap ve gümüş bir eşkıya
dahiyane fikirlerin kapana kıstırılmış 
son partisi, son danslar

dumandan gaza geçiştir sanayi devrimi 
ciğerlerimin bayram namazına soyunmasına 
intihar girişimlerimden birisi daha denir sonuç olarak
kaygan fayansa boşalan yağmur süvarisi
coşku getirir dümdüz direksiyona
hakimiyet tepetaklak olur ve
kafadan sızan kan 
bilgeliğin derin uykusunu özler

kapanda kısılı kalmış umut kaynatan yürek ocağı
sevmenin bir devrim 
inanmanın bir geçiştirme olduğunu fısıldar
ölümün acilen yaşamıma dönmesi için
kapkara ormanın
azı dişli kaplanına
muhtacım
tahayyül ehlinin susuz kalmış evrensel öncüsü olarak

muammalı bir resital sadece
atlar nalların en ucuna yükleyerek bütün yükü
dans ederken kafamın ücrasında
gökyüzü suskun
sen yoksun
kim olmalı, kim hiç
yalnızlığın varoluşu mu kalabalıktan sadece
yok olmanın özlemini de ekleyebilir miyiz
periyodik tablonun herhangi bir gölgesine

yarım kalmış kült bir sanat eseri 
düşlüyorum 
kurşunun yürekten teğet geçtiği 
yine de öldürdüğü zamanlarla birlikte
zımni bir üsluba sahip
hayatın
en optimist sancıları
beynin uyuşması
ve yüreğin hala atarak
yaşamaya tuz basması
yarım kalmış bir sanat eseri düşlüyorum
gelseydin madem
napayım

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hikmetinden Manevralar

Son Günaydın - HANK! VI.bölüm

Tilki Düğünü