işte terakki sarmalı içimde henüz ödem tutmamış isyanlar merak etme sevgilim aynı dün ve gece merak etme sevgilim henüz asmadı içimdeki küheylan kendini servi çalımlardan geçilmeyen yaylalardan iniyorum yer yüzüne yüzünde bir an var gerisi hilkat oluyor ve iltimas geçilen her feryadın aslı da kanepeden düşmek üzere yakarışlar duman oluyor seherin kucağında işte isyanların rüknu bana bir düzine yol gösterdiler Tinze ama sapmanın da bir mesele olduğunu yaratılışta söylemedi kimse her şey öylece dökülüverdi ilham gibi olan ulu sokaklarda cebelleşen her yanından doluksayan kaderlere ol/duysa sadece.. nedir bizim keşmekeşten ayırdığımız mücevherat? göğsümüzün bir gergide aslına rücusuna kim karşı? işte bir çocuk elinde kamberi yumrukluyor dahası bir yavru kedi geçiyor harameynden ağzında aslan leşi söyle hakikati hilkatin dimağında sırra koyan kimdi? işte sarmalın /derdiğim bütün sevgilerden üryan fırtınası duyulan neydi? buydu ya? göz, geçip giden her şeyin mizahına doluks...
Onlar gelmeden on sekiz saniye önce Halletmiştim iki dakikalık işimi Yarıya indirdiğim pantolonumun fermuarını kapattım sonra Tıpkı 1922'de Chicago'da olduğu gibi.. Kafam biraz dağılmış, boş boş oturmaya başlamıştım Uzun zamandır boş boş oturamıyor, oturduğum yerde düşünceler hortluyordu zihnimde: Bir arenanın ortasındaydım Seyircilerin elinde kocaman pankartlar vardı Pankartlarda ne yazdığını görmek için biraz yürüdüm seyircilere doğru Yaklaştıkça az buçuk seçebiliyordum pankartlara yazılanları Daha da yaklaştım Net bir şekilde okuyabiliyordum artık Tüylerim diken diken olmuştu nedense Gerçekten de makul bir sebebi yoktu ürpermemin. Yazıyı okuyabildin mi, diyor Hank Başımı evet anlamında sallıyorum Belki de bu badirelerin sonunda sadece yıkım var diyor, Hank Yani hep olduğu gibi..baksana, acılarına seyirci kalan insanlar senin hep böyle kalacağını kocaman yazılarla yazmışlar, bütün pankartlarda aynı şey yazıyor.. Herkes aynı görüşte Bir vuslata yürüdüğü...
doğrulduğunda yeni bir akış yeni bir kader çiziyordu defterine alfabenin omurgasına sürüyordu dilini sanırım bunu en iyi yapan son kişiydi bunun farkındaydı bir defasında bana; her şey iyi olmadan önce ortadan kaybolman gerekir. çünkü ruhu zengin olanlar böyle bir çürümüşlüğe şahit olmak istemezler. şimdi ayağa kalktı ve bir yudum aldı kapısının eşiğine gelen kedilere istediklerini verdi iskemlesine oturup tilki düğününü izledi sonu geliyordu bunun da farkındaydı uzunca bir süredir irkilmiyor kendine yapışacak şeyler yaşamıyordu bendini gayyaya sokup sokup çıkarıyordu bir yanı yüzündeki her bir kırışıklık keffaretini ödediği kaderine nazireydi farkında olmadığı tek şey eskiden daha iyi yazdığı gerçeğiydi ölüm de bu sebepten iniyordu kaldırılmalıydı.
Yorumlar
Yorum Gönder