Geniş Salon
burada yıkılan duyumları yeni sahra'da külle yıkanan beyinler bölüm 1) sarayından limuzine atlayan ceylanı dürbünümle kavradığımda vizörün naklettiği şeydi ilk; idrak. bölüm 2) cengiz devrilmiş yatıyordu sinekler üzerindeki kana sulanmış parmağındaki kalınca yüzük harem'e yuvarlanmıştı yine de acınasıydı bölüm 3) dağlardan inme vakti gelmişti tehlikenin geçemeyeceği yine malumdu indiği sabah şehre adımını attığında kuzey ışıkları altında vurulacaktı kardeşi bundan hiç haberi olmayacaktı İhsan'ın o da vakti geldiğinde indiği seher ufkunda karakolun deposunda çürümeye başlayacaktı bölüm 4) her şeye gülümsemeler iyimser, neşe hal hatır sormalar, kumar bitmeliydi ceketini aldı ve ilk gölgeye gidip adını tekrarladı; Önal, Önal, Önal, Önal, Önal... bölüm 5) kahvesinden ilk yudumu aldığında bildirim gelmişti kendisini değiştirici olarak tanımlıyordu her şeyi değiştirme kadersizliğine...